2 Kasım 2010 Salı
Benim Küçük Dünyam......
Babasının biricik kızı ilk göz ağrısı... Seninle geçirdiğim her dakika her şeyi unutturuyor bana inanır mısın ?. Ama bu hafta sonu hiç unutmayacağım bir deneyim yaşattın bana bir ders vermiş oldun bebeğim .Daha 5 aylık sın ama bana unutmayacağım bir ders verdin.Küçük bir birey olduğunu ve seninde hislerin olduğunu bana kanıtladın.Canıma okuduğun hafta sonu sabahlarından biriydi yine ne yapsam durduramıyorum susturamıyorum uykun var bende uyumuyorsun (Anneni istiyormuşsun meğersem) nereye koysam mutlu olmuyor ıkına sıkına ağlıyorsun benimde sinir katsayım tavan yapıyor geriliyorum iyice derken sonunda stresli bir şekilde ne istediğini sordum hay sormaz olaydım iki kat daha canhıraş bir sesle melodine devam etmez misin .Ne yaptıysam olmadı sonra annekuşun imdadına yetişti.Ondayken sakinleştin ve homur homur söylendin inanamadım.Uykuya daldın hemen annekuşunda hiç problemsiz.(Baban seni anlayana kadar daha stres olurduk heralde :))) ).Asıl olay ise uyandıktan sonra tam 2 saat yüzüme bakmadın ya kızım ne şaklabanlıklar yaptıysam ne maymunluklar yaptıysam hepsi boşunaydı vallaha.Beni gördün mü kafanı ters istikamete cevirip gözleride yere dikiyordun çok gücüne gitmiş ses tonumu yükseltmem benimle barışana kadar uğraştım seninle :)). Sonra da kendime kızdım için için sana neden sert uslup kullandım diye..Sen daha çok miniksin bir daha sana ses tonumu yükseltmeyeceğim tatlım....
19 Ağustos 2010 Perşembe
Ayrılık vakti...
Ne kadar zormuş insanın bebeğinden yavrusundan ayrılmak insana ne kadar yük olurmuş o an insan evlat sahibi olunca anlıyormuş demek ki bazı şeyleri..... Evet babacım senden ve annenden ayrılmak bana her zamankinden çok daha fazla koydu bebeğim....Sıcaklardan rahatsız olmaman için seni Annenle beraber Eğirdir' e göndermek zorunda kaldım bir tanem çünkü buralar çok sıcaktı ve sen de çok küçüktün daha dayanamıyorsun o yüzden biraz daha havalar soğuyuncaya kadar sizi göndermek zorunda kaldım.Geçen pazar günü sizi ziyarete geldim bebeğim seni anneni çok özlemiştim dayanamadım 3 günlüğüne kaçıp Antalya dan yanınıza geldim... Geldiğim zaman eve sen daha uyuyordun yanına oturdum doya doya seyrettim seni , ne kadar çok özlediğimi fısıldadım sana minik ellerinden tutup öptüm durdum hep...Uyandığın zaman o badem gözlerinle bana bakıp gülücük atmanı hiç bir zaman unutmayacağım ufacıksın ama babanı hemen tanımıştın vallahi .. 3 gün boyunca seninle doya doya zaman geçirdim öptüm kokladım konuştuk bana bol bol gülücükler attın gazını çıkardım her mama saatinden sonra badem gözlerine bakıp bakıp konuştuk seninle.... Senden ayrılmak çok zor geldi bana sizden ayrılmak çok zorladı beni .. Şu havalar bir an önce mevsim normallerine dönse de artık alsam sizi yanıma...
Benim kanatsız meleğim baldan tatlı kızım seni çok seviyorum ..... Kocaman olmuşsun 10 gün görmedim ama hemencecik büyümüşsün bebeğim ....Hayatımıza renk ışık getirdin sen babam sensiz birtarafım hep karanlık kalacak benim anlaşılan ...
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Bir gaz cikarma eylemi.....
İnsanı bu kadar mutlu edebilirmiydi acaba.. Kızım sendeki gaz kızılay maden sodasında bile yoktur bebeğim benim.Gazını cıkartana kadar olup olup diriliyoruz ailecek (Baba,anne,babaanne) tam bir seferberlik çalışması içinde hareket ediyoruz valla ama o gaz çıktığı zaman da dünyanın en mutlu insanı heralde babacığın oluyordur.. Umarım bu gaz sancıların bir anönce biter bebeğim benimmmmmmmm.....
5 Haziran 2010 Cumartesi
Hosgeldin Tuğsem....
Evet Dünyalar harikası bebeğim TUĞSEM'im baştağcım kızım benim.Seni ne kadar da cok bekledik bir bilsen annenle birlikte. Baba olacagımı ögrendiğim o ilk gün bambaşka bir duygu içine girdim anlatamam o andan itibaren de hep seni düşündüm hep seni özledim hep seni merak ettim en başından en sonuna kadar hayatımda artık sende vardın benim güzel kızım.İlk kontrollere gidişimiz senin ilk kalp çarpıntılarını duymam hatta seni ilk defa ultrason ekranında görmem cinsiyetini öğrenmem :)) benim için unutulmayacak şeylerdi. Acıkcası annenin hamileliğinin son zamanlarında bende bayağı bir sabırsızlanmaya başlamadım değil ama sırf bu sabırsızlığım seni kollarıma alabilmek o dünyadaki her kokudan daha güzel olan kokunu doya doya içime çekme isteğinden kaynaklanmaktaydı. Bir an önce seni görebilmek kucagıma almak arzusu beni daha da çok sabırsız biri haline getiriyordu. Ama bir bakımada içimde çok çok büyük bir korku vardı bebeğim. Sana nasıl bir baba olacaktım sana gerekli özeni gösterebilecekmiydim seni herşeyden koruyup düştüğün zaman kaldırabilecekmiydim ihtiyacın olduğunda yanında olabilecekmiydim tarzı korkular da içime düşmedi değil dogrusu bir taraftan seni heycanla beklerken birtaraftan da ister istemez bu korkularla cebelleşiyordum.
Bir arkadaşım "Merak etme sen çok iyi bir baba olacaksın" demişti gerçekten sana iyi bir baba olabilecek miydim ? Bunu yaşayıp göreceğiz ve öğreneceğiz bebeğim ama ilk dogdugun zaman teyzen seni benim kucagıma verdiğinde (04.06.2010) senin o minicik bedenini kucagıma aldığımda sana ve kendime sessizce bir söz verdim bebeğim ne olursa olsun "Seni Yalnız Bırakmayacağım ve Hep yanında olacağım" diye ve bu sözümüde hep tutacağım....
Bir arkadaşım "Merak etme sen çok iyi bir baba olacaksın" demişti gerçekten sana iyi bir baba olabilecek miydim ? Bunu yaşayıp göreceğiz ve öğreneceğiz bebeğim ama ilk dogdugun zaman teyzen seni benim kucagıma verdiğinde (04.06.2010) senin o minicik bedenini kucagıma aldığımda sana ve kendime sessizce bir söz verdim bebeğim ne olursa olsun "Seni Yalnız Bırakmayacağım ve Hep yanında olacağım" diye ve bu sözümüde hep tutacağım....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

